Ağrı Dağı’ndaki lav kayalıkları 37 sürüngen türüne yaşam imkanı sağlıyor! Ağrı Dağı’nda volkanik hareketlilikten oluşan lav kayalıklarda, 37 amfibi ve sürüngen türü yaşıyor.
5 bin 137 metre irtifaya sahip Ağrı Dağı’nın yamaçları, yaban hayvanlarının yanı sıra amfibi ve sürüngenlere de ev sahipliği yapıyor. Dağda volkanik faaliyetler neticesinde meydana gelen lav kayaçları, pek çok sürüngen tarafından barınak olarak kullanılıyor.
Uzun yıllardır bilim insanlarınca bölgede yürütülen araştırmada, lav kayalıklarında 37 amfibi ve sürüngen türünün bulunduğu belirlendi.

Iğdır Üniversitesi Yaban Hayatı Programı Dr. Öğr. Üyesi Bahadır Akman, gazetecilere, bölgede bilim insanlarınca çalışmaların devam ettiğini söyledi.
Dağın eteklerinin ehemmiyetine değinen Akman, “Ağrı Dağı’nın etekleri zamanında volkanik aktivite sonucu lavların akıntısıyla oluşmuş bir habitat. Bu da amfibi ile sürüngenlere barınma ve sığınma anlamında çok fazla imkan sağlayan bir bölge.” dedi.
Akman, dünyada yalnızca Ağrı Dağı çevresinde yaşayan 2 tür bulunduğunu vurgulayarak, “Biri topbaş keleri, diğeri de Aras kertenkelesi. Ağrı Dağı ve civarında yer alan, özellikle kumluk bölgelerde dağılış göstermesiyle ayrı öneme sahip türlerimiz. Bu bölge yaklaşık 1800’lü yıllardan beri çalışılmakta ve günümüze gelen sayı da bu şekilde netleşmekte.” ifadelerini kullandı.
AĞRI DAĞINDA YAŞAYAN FARKLI HAYVAN TÜRLERİ NELERDİR?
Ağrı Dağı ve çevresi, yüksek rakımına ve volkanik yapısına rağmen şaşırtıcı derecede zengin ve çeşitli bir hayvan popülasyonuna ev sahipliği yapıyor. Bu bölgedeki canlı çeşitliliği, özellikle sürüngenler, kuşlar ve memeliler olmak üzere birçok farklı grup için önemli bir yaşam alanı sunuyor.
🦎 Sürüngenler ve İki Yaşamlılar (Herpetofauna)
Bölge, bu hayvan grubu için gerçek bir biyolojik çeşitlilik merkezi konumunda. 2019 yılında yayınlanan kapsamlı bir bilimsel çalışmaya göre, Ağrı Dağı ve yakın çevresinde toplam 41 tür amfibi ve sürüngen yaşadığı tespit edilmiş durumda. Bu sayı, dağın eteklerinde lav kayalıklarının oluşturduğu farklı yaşam alanlarının ne kadar değerli olduğunu gösteriyor.
Bu 41 türün dağılımı ise şu şekilde:
Kurbağalar (Amfibiler): 5 farklı tür ile temsil ediliyorlar. Bunların hepsi kuyruksuz kurbağalar (anuran) sınıfından.
Sürüngenler (Reptilia): Bu grupta ise toplam 36 tür bulunuyor. Bu türlerin sınıflandırması da oldukça ilginç:
Kaplumbağalar: 2 tür.
Kertenkeleler: 15 tür.
Yılanlar: 19 tür ile en kalabalık grubu oluşturuyorlar.
Daha önce paylaştığınız haberde de belirtildiği gibi, bu bölgede dünyanın başka hiçbir yerinde bulunmayan iki özel tür yaşıyor: Topbaş keleri ve Aras kertenkelesi.
🐦 Kuşlar
Ağrı Dağı, özellikle kış aylarında bile birçok kuş türüne ev sahipliği yapan önemli bir durak noktası. Ağrı Dağı Milli Parkı’nın sulak alanları, yıl boyunca canlı bir kuş yaşamına olanak tanıyor. Burada gözlemlenebilen türlerden bazıları şunlar:
Yerleşik Türler: Sakarmeke ve tepeli batağan gibi türler parkta sürekli olarak yaşıyor.
Kış Göçmenleri: Parkın sulak alanlarında kışı geçiren türler arasında elmabaş patka, gri balıkçıl, çamurcun, saz delicesi, uzunbacak şahin ve büyük karabatak gibi türler bulunuyor.
🐿️ Memeliler
Bölgede yaşayan memeli türleri arasında en dikkat çekeni, nadir görülen Anadolu yer sincabıdır. Bu tür, özellikle Ağrı Dağı eteklerinde sıklıkla gözlemleniyor ve bölgenin biyolojik çeşitliliğine renk katıyor. Ayrıca, dağ ve çevresinde yaban keçisi gibi diğer memeli türlerinin de yaşadığı biliniyor.
Özetle, Ağrı Dağı sadece görkemli bir doğa harikası değil, aynı zamanda 40’tan fazla sürüngen ve amfibi türü, çok sayıda kuş ve nadir memeli türü için hayati önem taşıyan bir ekosistem. Hem endemik türlere ev sahipliği yapması hem de göçmen kuşlar için bir durak noktası olması, bölgenin korunması gereken biyolojik zenginliğini gözler önüne seriyor.
Kaynak : Hamdi Genç / hobitat.com
